sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

Bakın bakın ne anlatıcam

blog'a geri dön

40 yorum var - 05 Aralık 2008 01:09

yokluğuna üzülmüyorum artık.
ne yazıyorum seni, ne de düşünüyorum.
üst satıra bakıp gülüyorum.
"acı bir tebessüm" var yüzümde.
ne ilginçtir ki
acı ile tebessüm yanyana bu satırda.
hüzün ile mutluluğu da burada yanyana koydum,
beklenmeyen bir kavuşma,
beklenmeyen bir birliktelik.
peki hangisi gerçek, hangisi sahte?
içimi yakan acı mı,
yoksa başkaldıran gülüşüm mü?
ya da yalan her ikisi de, gerçek olduğu kadar.
yalancı ayrılıklar kadar da gerçek.
kim bilir,
belki de herşeye rağmen
yine de gülebilmek benim yaptığım.
sinmedi içime bu cümle de, kandıramadım kendimi.
aslında gülmeyi denemek, gülmeye çalışmak,
acı içerisinde "bir gülme girişimi" demek
daha doğru olur.
mutluluğuma hüzün, gülüşüme de acı katayım,
ne de hoş oldu değil mesele.
tam orta noktasındayım.
hüzün ile sevincin,
ayrılık ile kavuşmanın,
acı ile tatlının birleştiği an.
oradayım.
hangisi önceydi, hangisi sonra,
kimin umrunda ki?
ya yitip gidenin buruk acısıdır,
ya da kaybolan bir kahkanın bıraktığı
ha silindi ha silinecek kıvamında
son izlerdir yüzümde kalan.
acı ile tebessüm yakıştılar mı?
birlikte güzel durmuyorlar,
acıyı acı tadında,
mutluluğu bal tadında yaşa ki
karıştırma benim gibi.
bulaştırma eline, özellikle de yüzüne.
yüzüne bulaştırırsan da uzak dur aynadan.
tebessümün tadını acı yapmışım.
aksiyim ondan belki,
zıtlaşmayı hep sevmişimdir oldum olası.
sen git dersin kalırım
bana kal dersin,
kalan sen olursun ben giderken ardımdan bakarak.
"yazmıyorum" kelimesini yazmak gibi birşey sanırım.
sıkıldım,
gözlerimden yaş gelinceye kadar gülmek istiyorum.
olmadı bu son cümle, dön başa...:)

~gogilla

hayata karşı omuzlari dik..
o üzülen sen değilmişsin gibi..
bilmezler onlar anlamazlar..

belki de herşeye rağmen
yine de gülebilmek benim yaptığım.
sinmedi içime bu cümle de, kandıramadım kendimi.
aslında gülmeyi denemek, gülmeye çalışmak,
acı içerisinde "bir gülme girişimi" demek
daha doğru olur...

yuregine saglik bilgem

kedimerdiveni  05 Aralık 2008 01:13  

sağol kedi, yorumuna, düşüncene sağlık:)

gogilla  05 Aralık 2008 01:14  

Şiirden söz açılınca
Diyor ki bana konuğum
- Başka söze gerek yok
Aşktır onun tarihçesi

ehu  05 Aralık 2008 01:17  

yüreğine kalem tutan ellerine sağlık yoldaş

ehu  05 Aralık 2008 01:18  

nasıl bir melankolidir bu:S

Ruhsuzbeden  05 Aralık 2008 01:19  

güle oynaya geçtim semtin sokaklarından
üşüyerek ısnıyorum, aklıma düşen bakışlarından...

filapi  05 Aralık 2008 01:19  

güzel yorum için teşekkürler ehu yoldaş, sağlık sana :) sağlık sana..

ruhsuz, ben de çözemedim meseleyi :)

güzel dizeler bırakmışsın, teşekkürler filapi.

gogilla  05 Aralık 2008 01:21  

yakışır..

genuflect  05 Aralık 2008 01:23  

bakın bakın ne anlatıcam deyinde Sunay Akın geldi aklıma :)
tebrikler güzel bir yazı...

ikliim  05 Aralık 2008 01:28  

hafiften benziyor da bana he :) teşekkürler genuflect..

evet ikliim, sunay akın'dan dolayı aklımda kalmıştı benim de hoşuma gitti :)

gogilla  05 Aralık 2008 01:29  

çok güzel olmuş ama biraz fazla uzatmışsın desem kabalık etmiş olurmuyum

sekoci  05 Aralık 2008 01:31  

yok kabalık sayılmaz, eleştiri güzel birşey. özenerek yazılmış bir yazı da değil zaten, düşünme ve yazmanın eş zamanlı olduğu tek seferde ortaya çıkan, sizinle birlikte okuduğum bir doğaçlama, sesli düşünme gibi yazılı düşünme denebilir. teşekkürler.

gogilla  05 Aralık 2008 01:33  

ben özet çıkarıp okudum, genelde öyle yapıyorum zaten:)

innocuous ill  05 Aralık 2008 01:44  

teşekkürler yüksel abi, acı ile tatlı arasında, ince bir noktada yaşanılanın, hissedilenin bir çırpıda dışavurumu. bir çırpıda da okuyup geçmek en iyisi sanırım :)

gogilla  05 Aralık 2008 10:53  

bazen insan acının izini tebessüm maskesinin altında gizler başkaları farketmesin diyedir belkide.
belkide sırf öyle istediğindendir
ne olursa olsun denge önemlidir.

BATIK  05 Aralık 2008 13:18  

yalancı ayrılıklar kadar da gerçek
eline sağlık üstad

Pneumophilia  05 Aralık 2008 13:27  

kimi zaman başkası, kimi zaman da kendin için takarsın bu maskeyi BATIK, aynaya baktığında acıyı görmezsin, ama acı bir tebessüm vardır. teşekkürler yorum için, Pneumophilia senin de düşüncene sağlık üstad.

gogilla  05 Aralık 2008 13:37  

başkaldıran gülüş...
sevdim bunu...=))

jade libra  05 Aralık 2008 14:44  

bir gülüşün isyanı:)

gogilla  05 Aralık 2008 14:56  

onca gözyaşımdan sonra benim gülüşüm isyan etti sonunda...

jade libra  05 Aralık 2008 14:58  

gözyaşı gülüşten ayrı olacak diye birşey yok ki, gözlerimden yaş gelinceye kadar gülmek istiyorum mesela. ağlıyor muyum gülüyor muyum bir ben bileyim :)

gogilla  05 Aralık 2008 15:21  

yazmak istemeden yazmaya devam etmek, her kelimende uğruna intihar cümleleri çizmek

senemxx  05 Aralık 2008 16:10  

"yok"luğun itirafı

iskandil  05 Aralık 2008 16:18  

güzel bir yazı olmuş. kekremsi bir tad bıraktı bende, acıyla tatlı arası şarap misali birsey....

acıya inat gülümsüyoruz olmadı dön başa..

uzaymikrobu  05 Aralık 2008 16:54  

güzel yorum mikrop seni :) teşekkürler senem, iskandil..

gogilla  05 Aralık 2008 16:58  

bir anılarda kalan...en kötüsüde kararsız kalan...

kimsessiz  05 Aralık 2008 18:36  

sadece "... " yorumu kalıyor bana.yüreğine sağlık canım..acıda tatlı da dilimde sanki şu an..

ghuulseeryin  06 Aralık 2008 00:24  

afiyet olsun :)

gogilla  06 Aralık 2008 00:25  

iyi bir şiir miydi, hayır. ama biz iyi bir şiir yazmak zorunda olmadan da şiir yazılabilir ve size bok yemek düşer'e feci şekilde onay veren yarı zevksiz yarı anarşist yarı manyak tipleriz.

innocuous ill  06 Aralık 2008 01:00  

ben de manyak bir tipim ama sen beni aştın :) bu nasıl bir cümledir çözemedim.

gogilla  06 Aralık 2008 01:36  

sen anladın beni:)

innocuous ill  06 Aralık 2008 02:35  

anlaşacağız umarım :) saygılar..

gogilla  06 Aralık 2008 02:48  

yokluğuna üzülmüyorum artık.
ne yazıyorum seni, ne de düşünüyorum.
üst satıra bakıp gülüyorum.
"acı bir tebessüm" var yüzümde.
ne ilginçtir ki
acı ile tebessüm yanyana bu satırda.
hüzün ile mutluluğu da burada yanyana koydum,
beklenmeyen bir kavuşma,
beklenmeyen bir birliktelik.
peki hangisi gerçek, hangisi sahte?
içimi yakan acı mı,
yoksa başkaldıran gülüşüm mü?
ya da yalan her ikisi de, gerçek olduğu kadar.
yalancı ayrılıklar kadar da gerçek.
kim bilir,
belki de herşeye rağmen
yine de gülebilmek benim yaptığım.

ELLERİNE VE YÜREĞİNE SAĞLIK

elnaz  06 Aralık 2008 17:03  

ulenn bu şiir pu kadar puanı nasıl alır be, yuh bu incelmemiş zevklere:))

innocuous ill  06 Aralık 2008 21:05  

elnaz sen sağol, sen de çatla innocuous ill :)

gogilla  07 Aralık 2008 03:49  

tembellik yapıp geç kalmışım ben yazamamışım ama uzaklardan anlaşılmış hissi keyif verdi
yüreğine sağlık

prophecyy  14 Aralık 2008 19:20  

yüreğin hep canlı oldukça yorumlarım devam edecek.
yanındayım seninleyim...kalemine tekrar sağlık

BATIK  15 Aralık 2008 10:24  

"ya yitip gidenin buruk acısıdır,
ya da kaybolan bir kahkahanın bıraktığı
ha silindi ha silinecek kıvamında
son izlerdir yüzümde kalan."

güzeldi, tüm dile gelenler..

hayatinortasinda  04 Ocak 2009 23:19  

tebessümün tadını acı yapmışım.
aksiyim ondan belki,
zıtlaşmayı hep sevmişimdir oldum olası.
sen git dersin kalırım
bana kal dersin,
kalan sen olursun ben giderken ardımdan bakarak.

Öle güzel ve derinden yazmıssınkı elıne sağlık kalemın hıc dusmesın elınden :)

dark angel  02 Kasım 2009 00:30  

teşekkürler. eski defterleri karıştırıyorsun, efkarlandım:)

gogilla  02 Kasım 2009 00:53  
bu yazıya puanı basanlar:

gogilla hakkında:

şu an yaşadığı yer İstanbul. programcı olarak çalışıyor.