yokluğuna üzülmüyorum artık.
ne yazıyorum seni, ne de düşünüyorum.
üst satıra bakıp gülüyorum.
"acı bir tebessüm" var yüzümde.
ne ilginçtir ki
acı ile tebessüm yanyana bu satırda.
hüzün ile mutluluğu da burada yanyana koydum,
beklenmeyen bir kavuşma,
beklenmeyen bir birliktelik.
peki hangisi gerçek, hangisi sahte?
içimi yakan acı mı,
yoksa başkaldıran gülüşüm mü?
ya da yalan her ikisi de, gerçek olduğu kadar.
yalancı ayrılıklar kadar da gerçek.
kim bilir,
belki de herşeye rağmen
yine de gülebilmek benim yaptığım.
sinmedi içime bu cümle de, kandıramadım kendimi.
aslında gülmeyi denemek, gülmeye çalışmak,
acı içerisinde "bir gülme girişimi" demek
daha doğru olur.
mutluluğuma hüzün, gülüşüme de acı katayım,
ne de hoş oldu değil mesele.
tam orta noktasındayım.
hüzün ile sevincin,
ayrılık ile kavuşmanın,
acı ile tatlının birleştiği an.
oradayım.
hangisi önceydi, hangisi sonra,
kimin umrunda ki?
ya yitip gidenin buruk acısıdır,
ya da kaybolan bir kahkanın bıraktığı
ha silindi ha silinecek kıvamında
son izlerdir yüzümde kalan.
acı ile tebessüm yakıştılar mı?
birlikte güzel durmuyorlar,
acıyı acı tadında,
mutluluğu bal tadında yaşa ki
karıştırma benim gibi.
bulaştırma eline, özellikle de yüzüne.
yüzüne bulaştırırsan da uzak dur aynadan.
tebessümün tadını acı yapmışım.
aksiyim ondan belki,
zıtlaşmayı hep sevmişimdir oldum olası.
sen git dersin kalırım
bana kal dersin,
kalan sen olursun ben giderken ardımdan bakarak.
"yazmıyorum" kelimesini yazmak gibi birşey sanırım.
sıkıldım,
gözlerimden yaş gelinceye kadar gülmek istiyorum.
olmadı bu son cümle, dön başa...:)
~gogilla
hayata karşı omuzlari dik..
o üzülen sen değilmişsin gibi..
bilmezler onlar anlamazlar..
belki de herşeye rağmen
yine de gülebilmek benim yaptığım.
sinmedi içime bu cümle de, kandıramadım kendimi.
aslında gülmeyi denemek, gülmeye çalışmak,
acı içerisinde "bir gülme girişimi" demek
daha doğru olur...
yuregine saglik bilgem
Şiirden söz açılınca
Diyor ki bana konuğum
- Başka söze gerek yok
Aşktır onun tarihçesi
güle oynaya geçtim semtin sokaklarından
üşüyerek ısnıyorum, aklıma düşen bakışlarından...
güzel yorum için teşekkürler ehu yoldaş, sağlık sana :) sağlık sana..
ruhsuz, ben de çözemedim meseleyi :)
güzel dizeler bırakmışsın, teşekkürler filapi.
bakın bakın ne anlatıcam deyinde Sunay Akın geldi aklıma :)
tebrikler güzel bir yazı...
hafiften benziyor da bana he :) teşekkürler genuflect..
evet ikliim, sunay akın'dan dolayı aklımda kalmıştı benim de hoşuma gitti :)
çok güzel olmuş ama biraz fazla uzatmışsın desem kabalık etmiş olurmuyum
yok kabalık sayılmaz, eleştiri güzel birşey. özenerek yazılmış bir yazı da değil zaten, düşünme ve yazmanın eş zamanlı olduğu tek seferde ortaya çıkan, sizinle birlikte okuduğum bir doğaçlama, sesli düşünme gibi yazılı düşünme denebilir. teşekkürler.
teşekkürler yüksel abi, acı ile tatlı arasında, ince bir noktada yaşanılanın, hissedilenin bir çırpıda dışavurumu. bir çırpıda da okuyup geçmek en iyisi sanırım :)
bazen insan acının izini tebessüm maskesinin altında gizler başkaları farketmesin diyedir belkide.
belkide sırf öyle istediğindendir
ne olursa olsun denge önemlidir.
kimi zaman başkası, kimi zaman da kendin için takarsın bu maskeyi BATIK, aynaya baktığında acıyı görmezsin, ama acı bir tebessüm vardır. teşekkürler yorum için, Pneumophilia senin de düşüncene sağlık üstad.
gözyaşı gülüşten ayrı olacak diye birşey yok ki, gözlerimden yaş gelinceye kadar gülmek istiyorum mesela. ağlıyor muyum gülüyor muyum bir ben bileyim :)
yazmak istemeden yazmaya devam etmek, her kelimende uğruna intihar cümleleri çizmek
güzel bir yazı olmuş. kekremsi bir tad bıraktı bende, acıyla tatlı arası şarap misali birsey....
acıya inat gülümsüyoruz olmadı dön başa..
sadece "... " yorumu kalıyor bana.yüreğine sağlık canım..acıda tatlı da dilimde sanki şu an..
iyi bir şiir miydi, hayır. ama biz iyi bir şiir yazmak zorunda olmadan da şiir yazılabilir ve size bok yemek düşer'e feci şekilde onay veren yarı zevksiz yarı anarşist yarı manyak tipleriz.
ben de manyak bir tipim ama sen beni aştın :) bu nasıl bir cümledir çözemedim.
yokluğuna üzülmüyorum artık.
ne yazıyorum seni, ne de düşünüyorum.
üst satıra bakıp gülüyorum.
"acı bir tebessüm" var yüzümde.
ne ilginçtir ki
acı ile tebessüm yanyana bu satırda.
hüzün ile mutluluğu da burada yanyana koydum,
beklenmeyen bir kavuşma,
beklenmeyen bir birliktelik.
peki hangisi gerçek, hangisi sahte?
içimi yakan acı mı,
yoksa başkaldıran gülüşüm mü?
ya da yalan her ikisi de, gerçek olduğu kadar.
yalancı ayrılıklar kadar da gerçek.
kim bilir,
belki de herşeye rağmen
yine de gülebilmek benim yaptığım.
ELLERİNE VE YÜREĞİNE SAĞLIK
ulenn bu şiir pu kadar puanı nasıl alır be, yuh bu incelmemiş zevklere:))
tembellik yapıp geç kalmışım ben yazamamışım ama uzaklardan anlaşılmış hissi keyif verdi
yüreğine sağlık
yüreğin hep canlı oldukça yorumlarım devam edecek.
yanındayım seninleyim...kalemine tekrar sağlık
"ya yitip gidenin buruk acısıdır,
ya da kaybolan bir kahkahanın bıraktığı
ha silindi ha silinecek kıvamında
son izlerdir yüzümde kalan."
güzeldi, tüm dile gelenler..
tebessümün tadını acı yapmışım.
aksiyim ondan belki,
zıtlaşmayı hep sevmişimdir oldum olası.
sen git dersin kalırım
bana kal dersin,
kalan sen olursun ben giderken ardımdan bakarak.
Öle güzel ve derinden yazmıssınkı elıne sağlık kalemın hıc dusmesın elınden :)